Ozon Terapi Sıkça Sorulanlar

Ozon Terapi Sıkça Sorulanlar

 

Ozon Terapi Sıkça Sorulanlar

Ozon alternatif bir tedavi yöntemi midir?: Ozon tedavisi gelişmiş Batı ülkelerinden kaynak olmasına rağmen (Almanya ve İtalya) Batı tıbbının önerdiği alışılagelmiş ilaçlardan farklı bir etki mekanizmasına sahiptir. Ozon tedavisi insan vücuduna bilinen bir ilaç vermek yerine, vücudun kendi iç dinamiklerini harekete geçiren bir tedavi yöntemidir. Yıllardır insan vücuduna “balık-ilaç” vererek yapılan tedavilerin aksine vücuttaki hastalık yapıcı temel sorunları ona “balık tutmayı öğreterek” ya da “fark edemediği sorunları ona fark ettirerek” hastalıklarla vücudun savaşmasını destekleyen bir tedavi yöntemidir. Bu nedenle ozon tedavisi tıbba alternatif değil, tamamlayıcı ya da daha doğru bir ifade ile “holistik-bütünleyici” bir tedavi yöntemidir. Etki mekanizması ve vücutta aktive ettiği sistemler son dönemde yapılan deneysel ve klinik çalışmalarla ortaya konmuştur.

Ozon güvenilir bir tedavi yöntemi midir?

Son otuz yıl içerisinde ozon tedavisi Avrupa’da milyonlarca kez uygulanmıştır. Ozon tedavisinin tıbbi temellerini ortaya koyan en önemli bilim insanlarından bir tanesi olan Dr. Velio Bocci bir milyondan fazla major otohemoterapi uyguladığını ve hemen hiçbir yan etki ile karşılaşmadığını bildirmiştir. Ozon tedavisi ile ilgili yan etkilerin çoğu tedavinin kendisi ile değil uygulama sırasında dikkat edilmesi gereken asepsi-antisepsi kurallarına tam olarak uyulmayışı, kan alınan yerde ortaya çıkan lokal sorunlar ve nadir görülen sitrat alerjisi ile ilgilidir. Ozon tedavisinin gerekli eğitimi almış tıp doktorları tarafından yapılması çok önemlidir. Hastaların bilmesi gereken, ozon tedavide kullanılan setlerin “tek kullanımlık” olduğudur. Ancak güvenilir ve ozona dayanıklı malzemelerin kullanıldığını hastanın bilmesi beklenmez. Bu nedenle ozon tedavisini uygulayacak hekimin güvenilir olması dikkate alınmalıdır. Damar yolunun açılmadan önce gerekli cilt temizliğinin yapılması (antiseptik uygulanması) ve uygulama bittikten sonra damara girilen bölgenin uygun şekilde kapatılmasına dikkat edilmelidir.

Ozon tedavisi zayıflamak amacı ile kullanılabilir mi?

Ozon tedavisi insan vücudunu alarma geçiren bir aşılama yöntemi olarak kabul edilebilir. Metabolizmayı hızlandırdığı ve yağdan elde edilen enerji miktarını artırdığı bilinmektedir. Bununla birlikte sadece ozon tedavisi alarak zayıflama beklenmemelidir. Uygun bir diyet ve egzersiz programı ile birlikte uygulanacak haftalık ozon tedavileri ortalama üç ay içerisinde (10-12 major otohemoterapi) yağ kaybını büyük oranda kolaylaştırır. Kan şekerinin düzenlenmesi, ozon uygulanan bireylerde ortaya çıkan iyilik hali, iştahın daha kolay kontrol edilmesi, sabah yorgunluklarının azalması ve hareketlilik artışı kilo verilmesini kolaylaştırmaktadır. Özellikle metabolizması yavaş, çok kolay kilo alan ve vermekte zorlanan kişilerde ozon tedavisi ideal vücut ağırlığının sağlanması ve korunmasında en büyük yardımcılardan bir tanesidir.

Ozon tedavisi sellülit gibi cilt bozukluklarına etki eder mi?

Sellülitin en önemli nedeni deri ve deri altı dokunun bozulmuş kan dolaşımıdır. Özellikle bayanlarda kalça, baldır ve göbek bölgesinde biriken yağlar sellülit oluşmasını hızlandırır. Yağ dokusunun kan dolaşımı diğer dokulara göre daha azdır ve cildin esnekliğinden dolayı buradaki damarlar baskı altındadır. Ozon tedavisi vücudun neresinde olursa olsun, dolaşımı düzenler ve dokuların damarlarını destekler. Bu etkiden cilt altı yağ dokusunu da yararlanır ve ozon tedavisi ile cildin dolaşımı anlamlı düzeyde düzelir. Ozon tedavisinin bu yararlı etkilerine kilo verdirici etkisi de büyük katkı sağlar.

Parkinson, Alzheimer ve bunama gibi hastalıklarda ozon tedavisinin yararı var mıdır?

Yapılan deneysel ve klinik çalışmalar ozon tedavisinin bu tür nörolojik hastalıklarda hastalara büyük destek olabileceği ortaya çıkmıştır. Felç geçirmiş ve beyninin belirli bölgelerindeki nöronları çalışamaz hale gelmiş hastalarda da fonksiyonunu tam kaybetmemiş sinir hücrelerinin yeniden görev yapmasına yardımcı olabileceği düşünülmektedir. İnsan sinir hücreleri diğer pek çok hücreden farklı olarak yenilenmezler. Bu nedenle mevcut hücrelerin desteklenmesi hastalıklarla mücadele etmede çok önemlidir. Ozon tedavisi özellikle oksidatif hasara uğramış sinir hücrelerinin yeniden sinyal üretmesine yardımcı olarak hastaların kaybettikleri fonksiyonları yeniden kazanmalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, ozon tedavisi depresyon gibi sinir hücrelerinin desteklenmesi gereken durumlarda da büyük yararlar sağlamaktadır. Bu konu ile ilgili olarak ozon tedavisi konusunda uzman hekimlere danışılmalıdır.

Ozon tedavisi cinsel sorunların giderilmesi için kullanılır mı?

Gerek şeker hastalığına gerekse depresyona bağlı isteksizlik durumlarında ozon tedavisinin kişilere büyük yararı olduğu bilinmektedir. Henüz yeterli klinik çalışma olmamasına rağmen, özellikle duygu durum bozuklukları, depresyon ve sosyal sorunlardan kaynaklanan cinsel soğuklukta önemli bir yardımcı tedavi yöntemidir.

 Ozon tedavisi ne kadar sürer, sıklığı nasıldır ve toplam ne kadar ozon tedavisi alınmalıdır?

Major tedavi uygulaması 20-30 dk, minor tedavi uygulaması bir dakika kadar sürmektedir. Hangi tür uygulamanın ne kadar süre ile tatbik edileceği hekiminizin takdirindedir. Kür olarak kabul edilen tedavi seansları yaklaşık 10-12 seans sürmekte ve 2-3 aylık bir dönemi kapsamaktadır. Diyabetik ayak, dolaşım bozukluğu ve nörolojik hastalıklarda iyileşme haline paralel olarak farklı kürler önerilebilir. Özellikle otoimmun hastalıklarda önerilen minor otohemoterapi 15-30 günlük aralıklarla uzun süre devam edebilir.

Sağlıklı bireyler ozon tedavisi alabilir mi, alırsa ne tür etkiler ortaya çıkar?

Modern yaşam tarzı özellikle 35 yaş üstü tüm bireylerde bazı zararlı etkilere neden olmaktadır. 100 yıl öncesine göre yiyeceklerimiz, yaşam tarzımız, aydınlık-karanlık döngüsü büyük değişimler göstermiştir. Günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız tekrar eden baş ve vücut ağrıları, isteksizlik, halsizlik, bıkkınlık, sabah yorgunluğu, konsantre olamama gibi durumlar (eğer belirli bir hastalık ile ilişkili değilse) içinde yaşadığımız modern dünyadan kaynaklanan şikâyetlerdir. Pek çoğumuzun fark etmediği ancak yaşadığı durumlardan bir tanesi de “artmış kaygı düzeyi”dir. Bu durum insan vücudunun en iyi dinlendiği uyku durumunda beyni meşgul etmekte ve kişiler özellikle sabahları dinlenememiş olarak uyanmaktadırlar. Bu ve benzeri pek çok nedenden dolayı 35 yaş üstü kişiler ozon tedavisinden ciddi yarar bekleyebilirler. Beklenen yararlardan bazıları artmış iyilik hali, kolay konsantre olma, zindelik ve dinlenmişliktir. Ozon tedavisi ayrıca, yaşlanmaya paralel olarak ortaya çıkan damar sertliği, tansiyon, kan şekeri ve kan yağları bozuklukları gibi durumların düzelmesine de katkı sağlar.

Ozon tedavisi niçin birbirinden çok farklı hastalıklarda kullanılır?

Ozon tedavisi insan vücuduna ilaç verilerek yapılan bir tedavi değildir. Bu tedavi ile insan vücudunda zaten mevcut bazı mekanizmalar desteklenir. Bu mekanizmalardan bir tanesi kırmızı kan hücrelerinin dokulara ihtiyaç duyduğu oksijeni daha kolay vermesidir. Kanlanma problemi olan pek çok hastalıkta bu özellik hastalığın geçmesinde büyük bir yardımcıdır. Oksitadif stres ve vücuttaki moleküllerin oksidasyonu pek çok hastalıkta önemli bir sorundur. Bu durumdan kurtulmak için yapılacak en iyi uygulamalardan bir tanesi ozon tedavisidir ki, bu yöntem ile vücudun savunma sistemi güçlendirilir ve okside edici zararlı maddelerin etkinliği ortadan kaldırılır. Özellikle sigara ve alkol tüketen bireylerde ozon tedavisi hem bu zararlı alışkanlıkların vücuttaki etkilerinin bertaraf edilmesinde hem de bırakmak isteyen kişilerin iradelerinin desteklenmesinde çok yararlıdır.

Ozon tedavisine engel durumlar (kontendikasyon) var mıdır?

Ozon uygulaması yapılmaması gereken durumlar (kontendikasyon) aşağıda belirtilmiştir. Hekiminizin bu hastalıklara sahip olup olmadığınızı mutlaka sorması beklenir.

Hipertiroidi (tiroid bezi aşırı çalışanlarda)

Ozon tedavisi uygulanacak gün yüksek miktarda alkol almış olanlar,

Kırmızı kan hücrelerinde bir enzim eksikliği (G6P Dehidrogenaz) ile birlikte seyreden Favizm hastalığına sahip olanlar,

İleri derecede kansızlık ve kanla ilgili rahatsızlığı (hemofili, kanama pıhtılaşma bozukluğu v.s.) olan hastalarda,

Pankreas bezi iltihabı olan (pankreatit) hastalarda,

Yeni gelişmiş kalp enfarktüsü ve kanamanın aktif olarak devam ettiği beyin felci oyah hastalarda,

Sitrat alerjisi olanlarda

Hamilelerde özellikle ilk trimesterda (ilk üç ay) hiçbir tedavi zorunlu kalınmadıkça yapılmamalıdır. Ozon tedavisinin bilinen bir zararlı etkisi olmamasına rağmen, hamilelik özellikle bebek açısından kritik bir gelişme dönemi olduğu için ozon tedavisi önerilmez.

Ozon tedavisine Sağlık Bakanlığı’nın bakış açısı nasıldır?

Ozon tedavisi bugün ABD (16 eyalette), Almanya, İtalya, İngiltere gibi gelişmiş ülkeler dahil 20 kadar ülkenin Sağlık Bakanlıklarınca kabul edilmiş bir tedavi yöntemidir. Ülkemizde hekimlerin ozon tedavisi ile ilgilenmeleri çok yenidir. Ozon tedavisi ile ilgilenen ve bu tedavinin etkinliğini hastaları üzerinde gören hekimlerin Sağlık Bakanlığı’na başvurusu sonucu bu tedavi yöntemi bakanlıkça oluşturulan bir komisyon tarafından incelemeye alınmıştır. Halihazırda lokal (bölgesel) ozon uygulamaları sosyal güvenlik kapsamına alınmış ve çalışmalar devam etmektedir.

Bu tedavi yöntemini kullanan üniversite hastaneleri var mıdır?

Ozon tedavisi ile ilgilenen ve hastalarına uygulayan başlıca üniversiteler ve bunların bölümleri aşağıdaki gibidir. GAZİ üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Algoloji Bilim Dalı. Medikal Ozon Derneği’nin (www.moder.org.tr) düzenli olarak yaptığı bilimsel toplantı ve seminerlere pek çok daldan hekim iştirak etmekte ve hastalarına ozon tedavisi uygulamaya başlamaktadır. Ülkemizde ozon tedavisinin etki mekanizması ve yeni hastalıklarda kullanılabilirliği ile ilgili deneysel çalışmalar ise Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı başta olmak üzere pek çok üniversitede (Bolu Abant İzzet Baysal, Konya Selçuk vb.) ile Eğitim-Araştırma hastanelerinde devam etmektedir.

Dr. Muhammed Keliç