Fıtık Konusunda Tüm Bildiklerinizi Unutun

HER BEL AĞRISI FITIK MIDIR?

Manuel  terapi uzmanı Dr.Muhammed Keliç , uyguladığı manuel tedavi yöntemi ile özellikle günümüz rahatsızlıklarından olan bel, boyun ,sırt, bilek, diz, omuz ,kuyruk sokumu rahatsızlığı gibi birçok hastalığı ortadan kaldırıyor. Daha kısa sürede yanıt alınan manuel tedavi yöntemi, ameliyat gerektirmeden uygulanabildiği için birçok hastanın tercihi olmaktadır.

Türkiye’ de her bel ve boyun ağrısının  fıtık olması gibi yanlış bir algı vardır. Buna paralel olarak da bu tur rahatsızlıklarda cerrahi tedavi uygulamaları da hızlı bir artış göstermektedir.  Ancak bel  veya boyun ağrısının birçok nedeni vardır, bunun araştırmasının  ve teşhisinin  doğru olması gerekmektedir.  Yanlış ve yapılmaması gereken  bir cerrahi uygulama daha büyük rahatsızlıklara sebep olabilir. Bu yöntemle zorunlu olmayan ameliyatlar elenebiliyor ve  gereksiz ilaç alımının önüne geçilebiliyor

Fıtık ,omurların arasında omurların birbirlerine sürtmesini önleyen conta görevini yapan disk dediğimiz maddelerdir. Bunlar kulak memesinden biraz daha serttir. Ancak bu sertlik değişkenlik gösterebilir, daha sert veya yumuşak olabiliyor. Sert olması durumunda dışarı taşma, kayma veya sıkışma  çok kolay olmaz. Bu genelde disklerin daha yumuşak olmasında gerçekleşen bir durum. Fıtık dışarı fırladığı zaman vakumlaşmış bir hal olur, birbirine girer.Biz onu manipule dediğimiz hareket ile yani çevirerek açıyoruz. Bu esnada disk bozulur ama geri döndügünde bir kac gune kadar kendisini toparlar.

 

MANUEL TEDAViDE SORUNLU BÖLGE NASIL TESPiT EDiLiYOR?

Rahatsızlığın teşhisini röntgen ve emar gibi görüntüleme cihazlarına  gerek duymadan hastanın duruşundan tespit edebilen  Manuel Terapist Dr.Muhammed Keliç  , omurilik kaynaklı  bütün rahatsızlıkları manuel tedavi yöntemiyle ortadan kaldırabilmektedir. Tedavi esnasında hastanın kendisini serbest ve rahat bırakması çok önemlidir. Kendisini rahat bırakan hastaların %90 ı ilk seansta başarı ile sonuçlanabiliyor.

Dr.Muhammed Keliç, boyun fıtığını parmaklar  yardımıyla taşan diski tespit ettikten sonra, manipule ile diski yerine getirdiğini belirtiyor.

BACAK BOYLARININ EŞİT OLMAMASI BEL AĞRISINA NEDEN OLUR MU?

Rahatsızlığın sebebi ile ilgili olarak  ‘’ Türkiye’ de bilinmeyen bir diğer ayrıntını da özellikle bel rahatsızlığının sebebinin bacaklardan birinin yerinden çıkması ile diğerine göre daha uzun olmasıdır. Bu durumda çekilen röntgen veya emarın hiçbir önemi yoktur. Bu nedenle ilk önce hastanın bacak boylarının eşit olup olmadığını kontrol ederiz ‘’ dedi.

KALÇA ÇIKIKLIĞI DURUMUNDA  FITIK OLUŞUR MU?

Hasta kalça kemiğinin üst bölgesinden aşağı doğru çekilme hissediyor ise bu kalça çıkığıdır. Kalça kemiği  iki parçadan meydana gelmektedir. Ön tarafta kıkırdak yapı vardır, birbirine yapışık ama esnektir.  Arka bölge sarkoma bitişiktir, ancak aralarında jel madde olduğundan oynak bir yapıdadır. Ayaklardan birinin uzun olması durumunda duruş bozukluğu oluyor  ve bu nedenle bu bölgede kayma olabiliyor.

MİGRENİN TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜ?

Henüz tıbbın tedavi edemediği , ilaçlar ile uyuşturulmaya çalışılan migrende de durumun aynıdır.’’ Migren rahatsızlığının sebebi  %90 ,C1  atlas omurun yani   sağa veya sola kaymasıdır.Kulağın arkasına  kafatasının altına bastırıldığında hasta acı yani  migren ağrısını hisseder. C1 i yerine oturtursanız hasta iyileşecektir.

 

TEDAVİ SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NEDİR? HASTAYA DÜŞEN GÖREV VAR MIDIR?

Tedavi esnasında hastanın dikkat etmesi gerekenin özellikle  kendisini rahat bırakması gerektiğidir. Nefes almayan hastanın bütün eklemlerini kapattığından müdahale etmek zorlaşır.Hastanın kendisini serbest bırakması  durumunda ,tedavi %90  ilk seansta başarı ile sonuçlanır.Seans sayısı değişken olabilir ancak örneğin  20 seansa kadar uzayan fizik tedavi yöntemi ile kıyaslandığında , uygulanan  manuel tedavi oldukça kısa sürede sonuçlanmaktadır.

ÖZELLİKLE BAYANLARDA GÖRÜLEN ‘’KUYRUK SOKUMU’’ RAHATSIZLIĞINA NASIL BİR TEDAVi UYGULUYORSUNUZ?

Özellikle bayanlarda ve futbolcularda karşılaşılan ‘kuyruk sokumu’ rahatsızlığını manuel tedavi ile ortadan kaldırabiliyor. Tedavi esnasında hasta kendisini serbest bıraktığı taktirde, makattan parmağın ikinci boğumuna kadar girilerek alttan ütüleme üstten de baskı yapılır.Yalnız bilinçsizce yapılan müdahalede kırılma söz konusudur, özellikle alttan kaldırıldığı zaman kemik kırılır.Öncelikle bu işlemi yapan kişinin  girilen alanın bağırsak olduğunu ve bağırsağın da delindiği an hastanın 20 dk içerisinde ameliyat olması gerektiğini , aksi taktirde zehirlenerek ölüm ile sonuçlanabileceğini  bilmesi gerekmektedir.  Bu nedenle bu işlemi herkese yaptırmamak gerektiğini özellikle belirtmek gerekiyor.

3 kadından birinde  görünen kuyruksokumu rahatsızlığının başlıca sebepleri ; düşme ile alınan darbe  , cinsel ilişki esnasında yanlış pozisyon ve  doğum sırasında yapılan hatalardır. Özellikle hamilelik sürecinde kuyruk sokumunu kontrol edilir ve acı var ise muhakkak düzeltilmesi gerekir. Çünkü doğum esnasında  kuyruk sokumunun yukarda olması  çatının gerilmesine ve çatlamasına sebep olur. Normal doğuma engel olmaması için kuyruk sokumunun yerine getirilmesi şarttır.

Terapist Dr.Muhammed Keliç, fıtık, migren ve kuyruk sokumu rahatsızlığı  dışında özellikle kadınlarda görülen topuk dikeni rahatsızlığı ve elde sinir sıkışması  tedavisinde de aynı yöntemi kullanmaktadır.

Bunun dışında özellikle namaz kılan insanlarda görülen diz bölgesindeki ağrının sebebinin bacak boyunun eşit olmaması ile ilgili olduğunu belirtiyor. Ayrıca Türkiye’de her diz ağrısı menisküs olarak algılanıyor ve hızlıca ameliyat edilmesi gerektiği düşünülüyor. Menisküs  sebebi, o bölgede sıvının azalmasıdır. Bu durumda manuel tedavi ile sorunlu bölgede sıkışan eklemleri  açarak  o bölgeye sıvı akışını  sağladığını ve sorunu ortadan kaldırmış olduğunu belirtiyor. Bunun için ameliyatın çoğunlukla gereksiz olduğunu söylüyor.

 

HANGİ DURUMLARDA AMELİYAT OLUNMASI GEREKİYOR?

Hastanın kendisini serbest bırakamadığı durumda tedaviyi uygulayamıyorum.  Ancak  hastanın ameliyatı son çare olarak görmesini gerektiği üzerinde de durmak gerekir..  Ayrıca ,Platini olan bir hastaya bu tedaviyi uygulamak mümkün değil.

 

HASTANIN SONUÇ ALABİLMESİ İÇİN KAÇ SEANS TEDAVİ OLMASI GEREKİYOR?

Tedavi sırasında kendisini rahat bırakan hastaların %90’ı 1 seansta sonuç alabilmekte. Ancak bunun en normali 3 -5 seanstır.

‘’ Bize gelen iki çeşit hasta vardır. Birincisi acil gelen ağrılı hastadır, ikincisi de yıl içerisinde bütün omurlarını açtırmak için düzenli olarak gelen  hastalardır. Bütün omurlar açıldığında vücutta olası 126 hastalık önlenebilir. C1 den kuyruk sokumuna kadar tüm omurlar açılabilir. Bu tip hastalar tedavinin bilincinde insanlardır  ve  senede 3-4  defa gelerek omurlarını açtırırlar. Ağrısız gelir ağrısız giderler.  Omurlarını açtırdığı zaman bazı hastalıkları , nefes almadaki düzensizlik, bronşit, astım ,kalpteki çarpıntılar , mide ağrısı,ciğerdeki hastalıklar ve hatta menstruasyon düzensizliği ,hamilelikte düşükler, L3 ün kapalı olması gibi  kadın hastalıklarına da çözüm olur’’

TEDAVİDEN SONRA HASTANIN YAPMASI GEREKEN NEDİR?

Tedaviden sonra hastanın muhakkak ‘’Havlu hareketini’’  yapması gerekiyor.’’  Vücutta bir alışkanlık vardır, bacak uzunluğunun giderilmesinden sonra , bacak orijinal yeri olmasa bile alıştığı yere geri dönmek isteyecektir.  Dönmemesi için ayağı orijinal yerine alıştırmak gerekir. Bu sebeple 8 ay havlu hareketini yapmak gerekir’’.